|

Talasemi (Akdeniz anemisi): Otozomal resesif geçiş gösteren kalıtsal bir kan hastalığıdır. Başta Akdeniz Bölgeleri olmak üzere tüm dünyada yaygın olarak görülmektedir. Talasemi , alfa talasemi ve beta talasemi olmak üzere iki gruba ayrılır. Türkiye'de beta talasemi daha yaygın olarak görülmektedir.
Beta talasemi taşıyıcılığı ülkemizde % 2,12 dir. İlimizde bu oran % 3,2 dir. Diğer hemoglobinopatilerle birlikte bu oran %3.5' dir.
Beta talasemi başlıca 3 grup altında incelenmektedir.
Talasemi taşıyıcılığı.
Talasemi intermedia.
Talasemi major.
Talasemi Taşıyıcılığı: Hafif anemi dışında herhangi bir bulgusu yoktur. Bu kişiler ya özellikle talasemi testi yaptırdıklarında, yada hasta bebekleri olduktan sonra kendilerinin taşıyıcı olduklarını öğrenmektedirler. Talasemi taşıyıcıları her işte çalışabilirler,talasemi taşıyıcılığı bulaşıcı değildir, sadece genetik yolla çocuklarına aktarabilirler ve ömür boyu devam eder.
Talasemi İntermedia ve Talasemi Major hastalık formudur. Talasemi İntermedia'lılar daha az aralıklarla kan nakline ihtiyaç duyarlar. Talasemi Major ise hastalığın biraz daha ağır formudur. Kandaki alyuvarların yapımında problem olduğu için sürekli olarak dışarıdan kan nakline ihtiyaç duyarlar. Bu ihtiyaç kişilere göre farklılıklar göstermektedir. Her kan nakli vücutta demir birikimine yol açmaktadır. Bu demirin vücuttan atılması için kişiler ömür boyu ilaç kullanmak zorundadır. Genellikle özel bir serum şeklinde kullanılan bu ilaçların günümüzde ağızdan alınan tabletleride mevcuttur. Bu uygulama ülkemizde henüz yeni başlamıştır. Eğer hasta kişilere uygun kemik iliği transfüzyonu yapılamazsa bu tedavileri ömür boyu devam eder. Hastalığın oluşumunda anne ve babanın ikisininde taşıyıcı olması gerekir. Eğer eşlerden biri taşıyıcı diğeri sağlam ise %50 olasılıkla taşıyıcı %50 olasılıkla sağlam bebekleri olur. Eğer eşlerden her ikiside taşıyıcı ise %25 sağlam %25 hasta %50 olasılıkla taşıyıcı bebekleri olur.
Ülkemizde Talasemi hastalığının önlenmesi için 30 Ekim 1993 yılında 3960 sayılı karar ile Kalıtsal Kan Hastalıklarından Hemoglobinopati Kontrol Programı ile Tanı ve Tedavi Merkezleri yönetmeliği hazırlanarak; 24 Ekim 2002 tarihinde de Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu mücadelenin daha etkin olması için hizmetlerin organizasyonu, Müdürlüğümüz Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Şube Müdürlüğü'ne verilmiştir.
Denizli'de Talasemili ailelerin sorunları TADAD tarafından çözümlenmekte idi. 16 Ekim 1995 yılında Halk Sağlığı Laboratuarı bünyesinde Hemoglobinopati Tanı Merkezi kurulmuştur. 7 Ekim 1995 ve 9 sayılı Hıfzısıhha Kurul Kararı ile il merkezinde evlilik öncesi test taramalarına başlanmıştır. Hemoglobinopati Tanı Merkezi 2002 yılında Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Şube Müdürlüğü'ne bağlandıktan sonra ilçe ve köylerde evlilik öncesi talasemi taramaları kapsamına alınmıştır. Bu test sonucu olumsuz çıksa da evliliğe engel bir durum söz konusu değildir. Amaç aileleri bu konuda kapsamlı olarak bilgilendirmektir. Gerekli genetik danışmanlık Hemoglobinopati Tanı Merkezleri'nde yapılmaktadır.
Tedavisi oldukça pahalı olan bu hastalıkla mücadele edebilmek için her çiftin evlenmeden önce talasemi taşıyıcılık yaptırmaları gerekir.
*** EĞER YİNE, YENİ BİR TALASEMİLİ DOĞMUŞSA BİR YERDE BİRİLERİNİN İHMALİ OLMUŞ DEMEKTİR!...
|